Kısa sürede, kontrolü kaybederek olağandan çok fazla yemek yediğiniz anlar oluyor mu, ardından yoğun bir suçluluk hissediyor musunuz? Bu, "irade eksikliği" değil, tanınması ve anlaşılması gereken gerçek bir yeme bozukluğudur. Düzce'de, yargılamadan bu döngüyü birlikte ele alıyoruz.
Tıkınırcasına yeme bozukluğu, kısa bir süre içinde, kontrolü kaybederek olağandan çok daha fazla yemek yeme atakları ve bu atakların ardından gelen yoğun suçluluk, utanç ya da tiksinme duygularıyla seyreden bir yeme bozukluğudur. Bulimiadan farklı olarak, bu ataklardan sonra düzenli bir telafi edici davranış (kusma, aşırı egzersiz gibi) görülmez.
İki durum da kontrol kaybı hissiyle yaşanan yeme atakları içerir. Aradaki temel fark, tıkınırcasına yeme bozukluğunda atakların ardından düzenli bir telafi davranışının bulunmamasıdır. Bu, durumun daha hafif olduğu anlamına gelmez; sadece farklı bir örüntü izlediği anlamına gelir.
Araştırmalar, tıkınırcasına yeme bozukluğunun aslında en sık görülen yeme bozukluğu türlerinden biri olduğunu gösteriyor; ancak toplumda en az konuşulan ve en çok yanlış anlaşılan da odur. Çoğu zaman "irade zayıflığı" ya da "kendini bırakmışlık" olarak yanlış yorumlanır. Oysa bu, karmaşık duygusal ve bilişsel etkenlerin bir araya geldiği gerçek bir klinik durumdur.
İlginç bir şekilde, katı diyetler ve aşırı kısıtlama denemeleri, bazen tıkınırcasına yeme ataklarını tetikleyen bir zemin hazırlayabilir. Beden ve zihin, uzun süreli kısıtlamaya karşı bir tepki olarak kontrol kaybı yaşayabilir. Bu yüzden yaklaşımımız, daha fazla kısıtlama değil, yeme davranışınızla daha sağlıklı ve dengeli bir ilişki kurmaya odaklanır.
Tıkınırcasına yeme bozukluğunda, kişinin ihtiyacına göre farklı ekollerden faydalanıyoruz:
Tıkınırcasına yeme bozukluğu genellikle psikoterapiyle önemli ölçüde iyileşir. Amacımız kilo vermeniz değil, yeme davranışınızla ve duygularınızla daha sağlıklı bir ilişki kurmanızdır; bu sayfada ya da seanslarımızda herhangi bir diyet veya kilo hedefi önerisi vermiyoruz. Genel sağlık durumunuzu bir hekimle değerlendirmeniz her zaman faydalıdır, ancak anoreksiya veya bulimiadaki gibi acil bir tıbbi risk profili genellikle söz konusu değildir.
Eşlik eden yoğun depresyon veya kaygı varsa, psikiyatrik değerlendirme destekleyici olabilir. Kendinize zarar verme düşünceniz varsa lütfen beklemeyin: 112'yi arayarak destek alabilirsiniz. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, tanı veya tedavi yerine geçmez.
Tıkınırcasına yeme bozukluğuyla ilgili sormak istediğiniz bir şey varsa ya da randevu almak isterseniz, aşağıdaki bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
Bu konuda sıkça karşımıza çıkan soruları sizin için derledik.
Kısa sürede kontrolü kaybederek olağandan çok daha fazla yemek yeme atakları ve ardından gelen yoğun suçluluk, utanç ya da tiksinme duygularıyla seyreden bir yeme bozukluğudur.
İkisinde de kontrol kaybı hissiyle yeme atakları görülür. Ancak tıkınırcasına yeme bozukluğunda, bulimianın aksine, düzenli bir telafi edici davranış (kusma, aşırı egzersiz gibi) bulunmaz.
Gerçek bir klinik durumdur. "İrade zayıflığı" olarak yanlış yorumlanır, oysa karmaşık duygusal ve bilişsel etkenlerin bir araya geldiği, ciddiye alınması gereken bir yeme bozukluğudur.
Evet, katı diyetler ve aşırı kısıtlama denemeleri bazen tıkınırcasına yeme ataklarını tetikleyen bir zemin hazırlayabilir. Bu yüzden yaklaşımımız daha fazla kısıtlama değil, dengeli bir ilişki kurmaya odaklanır.
Hayır, her beden ölçüsünde görülebilir. Beden görünümüne bakarak bu bozukluğun olup olmadığını anlamak mümkün değildir.
Hayır. Terapide amaç, yeme davranışınızla ve altındaki duygularla daha sağlıklı bir ilişki kurmaktır; kilo hedefi koymuyoruz. Bu, süreci daha sürdürülebilir ve baskısız kılar.
Evet, özellikle BDT temelli çalışmalarla atakların sıklığı ve şiddeti belirgin şekilde azaltılabilir. Süreç sabır gerektirir ama iyileşme kesinlikle mümkündür.
Yeme davranışı ya da kilo hakkında yorum yapmak yerine, yargılamadan endişenizi paylaşın ve bir uzmana birlikte başvurmayı önerin.