Online Terapi Online Psikolog

Online terapi, bulunduğunuz yerden güvenle psikolojik destek almanızı sağlar. Zaman ve mekân engelini ortadan kaldırarak, uzman desteğine kolayca ulaşabilirsiniz. Gizliliğe önem veren online görüşmeler, size özel ve konforlu bir terapi deneyimi sunar. İlk adımı atmak için şimdi iletişime geçin.

 

3 Adımla Online Terapiye Başlayın

Ücretsiz Ön Görüşme

Telefon ya da WhatsApp üzerinden bizlere ulaşarak yaşadığınız problemler hakkında bir görüşme gerçekleştiriyoruz. Ardından süreç hakkında merak ettiğiniz tüm sorulara yanıt alabilirsiniz.

Randevu Alın

Sizlere uygun saat dilimlerini iletiyoruz ve sizin için en uygun olan saat dilimi seçerek randevunuzu netleştiriyoruz. Randevu saatinden önce ödeme yaparak terapi süreci sizin için başlıyor. Görüşme sonrasında faturanız mail üzerinden size iletilmektedir.

Görüşmeye Başlayın

Telefon ya da bilgisayar üzerinden görüşmelere giriş yapabilirsiniz. Google Meet , Zoom ve WhatsApp görüntülü görüşme şeklinde yapabilmektedir. Seans öncesi görüşme aracı öncesinden belirlenmektedir.

Online Terapi Nedir?

Online terapi, danışan ve terapistin farklı mekânlarda bulunmasına rağmen görüntülü ya da sesli iletişim araçları üzerinden bir araya gelerek gerçekleştirdiği psikolojik danışmanlık sürecidir. Yüz yüze terapiden yalnızca fiziksel olarak ayrışan bu yöntem, etik ilkeler ve gizlilik kuralları açısından tamamen aynı sorumluluklarla yürütülür. Terapi sürecinde terapist ve danışan dışında üçüncü bir kişinin ortamda bulunmamasına özen gösterilir; bu durum, terapötik sınırlar ve gizliliğin sağlanması açısından büyük önem taşır. Online terapi, teknik olanaklar doğrultusunda bireysel olarak yürütülebileceği gibi grup terapisi formatında da uygulanabilir.

Online bireysel terapide, yüz yüze terapi sürecinde kullanılan bilişsel davranışçı terapi, şema terapi gibi pek çok bilimsel temelli yaklaşım etkili şekilde kullanılabilir. Grup terapilerinde ise terapist eşliğinde, belirli bir tema veya hedef doğrultusunda 5-6 kişilik danışan grupları ile çalışılır. Bu oturumlarda terapist, gerektiğinde yönlendirici bir rol üstlenebileceği gibi gözlemci olarak da süreci takip edebilir. Online terapi; mekânsal kısıtlılık yaşayan, sağlık nedeniyle dışarı çıkamayan ya da farklı şehirlerde bulunan bireyler için terapötik süreci sürdürebilmenin etkili ve güvenli bir yoludur. Randevu sistemi ile işleyen bu yapı, danışan ve terapistin belirlediği gün ve saatlerde sürdürülebilir bir destek sunar.

Online Terapi Nasıl Yapılır?

Online terapi süreci, terapist ve danışanın iletişim kurarak seansların nasıl yürütüleceği konusunda ortak bir zeminde anlaşmasıyla başlar. İlk olarak, gizlilik, etik kurallar ve teknik detayları içeren bir bilgilendirme ve onam formu hazırlanır ve danışan tarafından onaylanır. Bu formda; seansların kaydedilmeyeceği, içeriklerin üçüncü kişilerle paylaşılmayacağı ve mahremiyetin korunacağı taahhüt altına alınır. Sonrasında danışan ve terapist, karşılıklı uygunluklarına göre terapi gününü ve saatini belirlerler. Görüşmeler genellikle Zoom, Google Meet, Skype gibi güvenilir görüntülü konuşma araçlarıyla gerçekleştirilir.

Terapinin gerçekleştirileceği ortamın sessiz, dikkat dağıtıcı unsurlardan uzak ve yalnız kalınabilecek bir yer olması oldukça önemlidir. Seans sırasında hem danışanın hem de terapistin yalnız olması, gizliliğin sağlanması ve terapötik sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi açısından temel bir gerekliliktir. Seans başladığında terapist, danışanı duygusal durumunu anlamak için basit sorularla sürece ısındırır. Ardından danışanın ihtiyaçlarına uygun terapi yöntemi belirlenir ve uygulanır. Seans sonunda, sürecin değerlendirmesi yapılır ve bir sonraki görüşme planlanarak seans sonlandırılır.

Online Terapi Avantajları Nelerdir?

Online terapi, yüz yüze görüşme imkânının bulunmadığı durumlarda danışan ve terapist arasında etkili bir köprü görevi görür. Özellikle farklı şehirlerde veya ülkelerde yaşayan bireyler için, terapi sürecinin aksamasını engelleyerek düzenli destek almayı mümkün kılar. Obsesif kompulsif bozukluk, sosyal kaygı ya da agorafobi gibi dışarı çıkmakta zorlanılan durumlarda, kişinin kendi güvenli alanında terapiye katılması, sürecin başlaması açısından büyük kolaylık sağlar. Bu yönüyle online terapi, sadece mekânsal değil, psikolojik engellerin aşılmasında da önemli bir destek sunar.

Ayrıca, küçük çocuğu olan ebeveynler, hasta ya da yaşlı yakınına bakım sağlayan bireyler gibi evden uzun süre ayrılamayan kişiler için de online terapi büyük bir avantaj sağlar. Fiziksel engeli olan bireyler, hareket kısıtlılığı yaşayanlar ya da toplu taşıma kullanamayan kişiler de hiçbir ulaşım zorluğu yaşamadan terapistleriyle görüşebilirler. Bu esneklik, psikolojik desteğin herkes için erişilebilir hale gelmesini sağlar ve terapiye başlamak için gereken motivasyonu artırır.

Online Terapi Avantajları

Online Terapi Esasları Nelerdir?

Online terapi, geleneksel yüz yüze terapide olduğu gibi belirli etik kurallara ve profesyonel esaslara dayalı olarak yürütülür. Terapist ve danışan arasındaki gizlilik ilkesi, online terapide de en temel kural olarak kabul edilir. Danışanın terapist ile paylaştığı hiçbir bilgi, üçüncü kişilerle paylaşılmaz ve seanslar kesinlikle kayıt altına alınmaz. Bu sürecin sağlıklı ilerleyebilmesi için hem terapistin hem de danışanın yalnız oldukları, dış etkenlerden uzak bir ortamda bulunmaları önemlidir. Terapi ortamı sessiz, dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılmış ve güvenli olmalıdır.

Online terapi sürecinde teknik altyapının sorunsuz çalışması da büyük önem taşır. Terapiye başlamadan önce internet bağlantısının stabil olduğundan, kullanılan uygulamanın düzgün çalıştığından ve cihazların yeterli donanıma sahip olduğundan emin olunmalıdır. Seans sırasında telefon, televizyon gibi dikkat dağıtıcı cihazlar kapalı olmalı; terapiye tıpkı yüz yüze görüşmeye gider gibi saygı ve özenle katılım sağlanmalıdır. Bu kurallar, terapi sürecinin verimliliğini ve profesyonelliğini destekler.

Online Terapi Esasları

Online Terapi Kimler için Uygundur?

Online terapi, çeşitli nedenlerle yüz yüze terapiye katılamayan bireyler için ideal bir seçenektir. Yoğun iş temposu olanlar, sık seyahat edenler veya yaşadığı bölgede terapi hizmetine erişimi kısıtlı olan kişiler, online terapi sayesinde psikolojik destek alabilir. Aynı zamanda küçük çocuğu olan ebeveynler, bakıma muhtaç bir yakınla ilgilenen bireyler ya da evden uzun süre ayrılamayan kişiler için de büyük kolaylık sağlar. Zaman ve mekân bağımsız olarak terapiye katılım, bu bireylerin hayatlarında terapiye yer açmalarını mümkün kılar.

Ayrıca agorafobi, sosyal fobi, panik bozukluk gibi dışarı çıkmakta zorlanan bireyler için de online terapi oldukça uygundur. Fiziksel engeli olan, hareket kısıtlılığı yaşayan ya da toplu taşıma kullanamayan bireyler için ev ortamında terapiye katılmak önemli bir avantaj sunar. Online terapi, psikolojik destek arayan herkes için erişilebilir, güvenli ve etkili bir yöntem olarak değerlendirilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Online terapi konusunda Türkiye’de henüz kapsamlı, özel bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Son yönetmelik ile birlikte klinik psikologlar sağlık bakanlığından alacağı özel sağlık meslek hizmet birimi ruhsatı ile birlikte yüz yüze terapi ile birlikte online olarak da psikolojik danışmanlık hizmeti sunabilmektedir.

Online terapi hizmeti yapılabilmesi için, Psikoloji ya da PDR (Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik) lisans eğitiminin tamamlanmasının ardından, klinik psikoloji alanında yüksek lisans yaparak, gerekli süpervizyon eğitimlerini tamamlayan ve Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat alarak mesleki yeterlilik kazanan kişilerin bu hizmeti sunma yetkisi bulunmaktadır.

Bu kişiler yalnızca yüz yüze değil, aynı zamanda online ortamda da psikoterapi uygulayabilirler. Online terapi sunacak kişinin hem etik kurallara bağlı hareket etmesi hem de danışanın güvenliğini, gizliliğini ve onamını sağlaması gereklidir. Ayrıca kullanılan platformların veri güvenliğine uygun olması da zorunludur.

Online terapi, yüz yüze terapiyle benzer içerik ve teknikleri barındırmakla birlikte, yalnızca dijital ortamda gerçekleştirilen görüşmelere dayalı bir terapi yöntemidir. Temel farkı, terapist ile danışan arasındaki iletişimin fiziksel bir ortam yerine çevrim içi platformlar üzerinden sağlanmasıdır.

Bu terapi yöntemi, yaş gruplarına göre farklı düzeylerde uygulanabilirlik göstermektedir:

  • 4–12 yaş aralığındaki çocuklar için online terapi genellikle sınırlı etkililik gösterir. Bu yaş grubunda oyun, etkileşim ve fiziksel ortam unsurlarının önemi nedeniyle online seanslar her çocukta aynı düzeyde verim sağlamayabilir. Uygulama, çoğunlukla ebeveyn eşliğinde ve yapılandırılmış formatlarla sınırlı olarak yapılmaktadır.

  • 13–18 yaş aralığındaki ergen bireyler, teknolojiye yatkınlıkları ve çevrim içi iletişime açıklıkları nedeniyle online terapiye daha kolay uyum sağlayabilmektedir. Bu yaş grubunda yapılan terapiler; okul stresi, kimlik gelişimi, duygu düzenleme ve sosyal ilişkiler gibi konulara odaklanabilir.

  • 18 yaş ve üzeri yetişkinlerde ise online terapi oldukça yaygın ve etkili bir yöntem olarak kabul görmektedir. Zaman ve mekân esnekliği sayesinde erişilebilirliği artırmakta, bireylerin günlük yaşamlarına entegre bir şekilde sürdürülebilmektedir.

Ancak unutulmamalıdır ki, bireyin yaşından bağımsız olarak, psikolojik sorunlarının türü ve şiddeti, online terapiye uygunluk açısından belirleyici en önemli faktörlerden biridir. Özellikle ağır psikopatolojik belirtiler, kriz durumları veya yoğun müdahale gerektiren durumlar, yüz yüze terapiyi daha gerekli kılabilir.

Online terapi, özellikle depresyon, anksiyete bozuklukları, panik atak, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ve stres yönetimi gibi yaygın psikolojik sorunlarda etkili bir destek yöntemidir. Ayrıca ilişki problemleri, özgüven eksikliği, yas süreci, sosyal fobi ve uyku bozuklukları gibi durumlarda da danışanlara profesyonel yardım sunmak amacıyla sıkça tercih edilmektedir.

Psikoterapinin birey merkezli yapısı, online ortamda da sürdürülebilir olduğundan, düzenli seanslarla ilerleyen birçok terapi ekolü (BDT, EMDR, şema terapisi vb.) çevrim içi olarak uygulanabilir. Ancak şiddetli psikotik bozukluklar, intihar riski veya kriz müdahalesi gerektiren vakalar, çoğu zaman yüz yüze ve multidisipliner müdahale gerektirir. Bu nedenle, online terapiye uygunluk her zaman bireysel değerlendirme ile belirlenmelidir.

Online terapi, özellikle davranışsal bağımlılıklar (internet, oyun, alışveriş, kumar vb.) ve hafif ila orta düzeyde madde kullanım bozukluklarında destekleyici ve etkili bir yöntem olabilir. Kişinin bağımlılık sürecine dair farkındalık kazanması, tetikleyici durumları tanıması ve başa çıkma becerileri geliştirmesi açısından çevrim içi terapiler olumlu sonuçlar verebilmektedir. Bireyin terapiye düzenli katılımı ve güvenli bir ortamda açık iletişim kurabilmesi, sürecin başarısını doğrudan etkiler.

Ancak ağır düzeyde madde bağımlılığı, fiziksel yoksunluk belirtileri veya yoğun psikiyatrik semptomların eşlik ettiği durumlarda, yalnızca online terapi yeterli olmayabilir. Bu gibi vakalarda, yüz yüze terapi, tıbbi destek ve rehabilitasyon hizmetlerinin bir arada yürütüldüğü kapsamlı tedavi programları tercih edilmelidir. Online terapi bu süreçte bir destek aracı olarak görev alabilir ancak tek başına ana tedavi yöntemi olarak kullanılmamalıdır.

Online terapi, çocuklar için sınırlı şekilde uygulanabilir. Özellikle 4–12 yaş aralığında, yüz yüze iletişim ve oyun temelli yaklaşımlar daha etkili olduğu için çevrim içi terapi her çocukta istenen sonucu vermeyebilir.

Buna rağmen, bazı durumlarda ebeveyn eşliğinde yapılan yapılandırılmış online seanslar fayda sağlayabilir. Uygunluk, çocuğun yaşına, dikkat süresine ve terapistin yöntemine bağlı olarak değerlendirilmelidir.

Online terapi, acil durumlar için uygun bir yöntem değildir. Yoğun kriz anları, intihar riski, ağır psikiyatrik tablolar veya kişinin kendine ya da başkasına zarar verme ihtimali gibi durumlar, hızlı müdahale ve yüz yüze profesyonel destek gerektirir.

Bu tür acil durumlarda en doğru adım, en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak ya da acil yardım hatlarını aramaktır. Online terapi, ancak kriz durumu geçtikten sonra sürdürülebilir bir destek aracı olarak kullanılabilir.

Online terapiye hazırlanmak, sürecin verimli ve güvenli ilerlemesi için oldukça önemlidir. Öncelikle sessiz, dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılmış bir ortam seçilmeli; kamera ve mikrofon gibi teknik ekipmanların çalıştığından emin olunmalıdır. İnternet bağlantısının stabil olması, seans sırasında kesinti yaşanmaması açısından kritiktir.

Danışan, seansa başlamadan önce hangi konulara değinmek istediğini zihninde netleştirebilir ya da not alabilir. Görüşme sırasında açık, dürüst ve hazır bir iletişim kurabilmek için rahat giysiler tercih edilebilir ve seans öncesinde birkaç dakika sakinleşmek faydalı olabilir. Ayrıca, terapi platformuna giriş bilgileri önceden kontrol edilerek teknik aksaklıkların önüne geçilmelidir.

Online terapide ilk görüşme, genellikle tanışma ve ihtiyaçların değerlendirilmesi süreciyle geçer. Terapist, danışanın yaşadığı sorunları, başvuru nedenini, geçmiş psikolojik destek deneyimlerini ve genel yaşam koşullarını anlamaya yönelik sorular yöneltir. Aynı zamanda gizlilik, etik ilkeler ve seans düzeni hakkında bilgilendirme yapılır.

Bu görüşmede danışan da terapisti tanıma fırsatı bulur; beklentilerini, hedeflerini ve terapi sürecine dair merak ettiklerini dile getirebilir. Teknik altyapının kontrolü de bu aşamada yapılır. İlk seans, güven ilişkisi kurma ve sürecin nasıl ilerleyeceğine dair ortak bir plan oluşturma amacı taşır.

Online terapide, yüz yüze terapilerde kullanılan birçok psikoterapi yöntemi başarıyla uygulanabilir. En yaygın kullanılan yöntemlerden biri Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) olup; düşünce, duygu ve davranışlar arasındaki ilişkileri ele alarak danışanın işlevsel olmayan kalıplarını değiştirmeyi hedefler.

Bunun dışında Şema Terapi, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme), Mindfulness temelli terapiler, Çözüm Odaklı Terapi ve Psikodinamik yaklaşımlar da online ortama uyarlanabilir. Uygulanan yöntemin seçimi; danışanın ihtiyaçları, terapistin uzmanlık alanı ve terapötik hedeflere göre belirlenir.

Online terapi süresi, danışanın ihtiyaçlarına, yaşadığı sorunların türüne ve terapi yöntemine göre değişiklik gösterir. Genellikle haftada bir yapılan seanslar 45–60 dakika arasında sürer.

Toplam süreç ise bazı bireylerde birkaç seansla sınırlı kalabilirken, daha derinlikli çalışmalarda aylarca ya da uzun vadeli devam edebilir. Kimi zaman kısa süreli odaklı terapi yeterli olurken, bazı durumlarda düzenli ve uzun süreli destek gerekebilir. Süreç, terapist ile danışan arasında ortak kararla planlanır.

Online terapide sınırlar, hem danışanın hem de terapistin güvenliğini ve sürecin verimliliğini sağlamak için oldukça önemlidir. En temel sınır, gizlilik ve mahremiyetin korunmasıdır; seansların kaydedilmemesi, üçüncü kişilerin bulunmaması ve güvenli bir ortamda yapılması gerekir.

Ayrıca terapist ile danışan arasındaki iletişim yalnızca seans zamanlarıyla sınırlı olmalı; sosyal medya, özel mesajlaşma gibi kanallardan iletişim kurulmamalıdır. Seans süresi, iptal/erteleme politikaları ve ödeme koşulları gibi konular da önceden netleştirilerek bu sınırlar çerçevesinde hareket edilmelidir. Bu sınırlar, profesyonel çerçevenin korunmasını sağlar.

Evet, online terapi birçok birey için faydalı ve etkili bir yöntemdir. Özellikle depresyon, anksiyete, stres, ilişki sorunları gibi durumlarda yüz yüze terapi kadar olumlu sonuçlar verebilir. Kişinin kendi alanında, daha rahat hissettiği bir ortamda terapiye katılması, sürece uyum sağlamasını kolaylaştırabilir.

Ayrıca ulaşım engelleri, yoğun iş temposu veya coğrafi uzaklık gibi nedenlerle terapiye erişemeyen bireyler için büyük bir avantaj sunar. Elbette her bireyin ihtiyacı farklı olduğundan, online terapiye uygunluk kişisel durumlara göre değerlendirilmelidir.

Online terapi ile yüz yüze terapi arasındaki temel fark, görüşmenin yapıldığı ortamdır. Yüz yüze terapide terapist ve danışan aynı fiziksel ortamda bulunurken, online terapide görüşmeler görüntülü konuşma platformları üzerinden gerçekleşir. Bu fark, özellikle beden dili, ortam dinamikleri ve dikkat düzeyi üzerinde etkili olabilir.

Online terapi, zaman ve mekân açısından daha esnek ve erişilebilir bir çözüm sunarken; yüz yüze terapi, bazı kişiler için daha güven verici ve odaklanmayı kolaylaştırıcı olabilir. Ancak her iki yöntem de uygun koşullarda ve profesyonelce yürütüldüğünde etkili psikolojik destek sunabilir. Tercih, bireysel ihtiyaçlara ve terapiye uygunluk durumuna göre belirlenmelidir.

Evet, online terapide danışanın paylaştıkları gizli tutulur. Terapi süreci, etik kurallar gereği gizliliğe dayanır ve danışanın kişisel bilgileri ile paylaşımları, terapistin sorumluluğunda korunur.

Görüşmelerin kayıt altına alınmaması, üçüncü kişilerle paylaşılmaması ve güvenli iletişim araçlarının kullanılması bu gizliliğin bir parçasıdır. Ancak danışanın kendisi ya da bir başkası için ciddi bir tehlike söz konusuysa, yasal çerçevede gizlilik sınırları istisna olarak esnetilebilir. Bunun dışında, tüm içerikler danışan ve terapist arasında kalır.

Hayır, online terapi seansları genellikle kaydedilmez. Terapistler, etik kurallar ve gizlilik ilkeleri gereği seansları izinsiz olarak kayda alamazlar. Danışanın mahremiyetini korumak terapi sürecinin en temel prensiplerinden biridir.

Ancak nadir durumlarda, örneğin süpervizyon veya eğitim amaçlı bir kayıt gerekirse, bu yalnızca danışanın yazılı onayıyla ve açık rızasıyla yapılabilir. Aksi takdirde, tüm seanslar kayıt dışı ve tamamen gizli şekilde yürütülür.

Evet, online terapide video görüşmeler temel yöntem olsa da, yazılı (metin tabanlı) ve sesli iletişim de bazı durumlarda tercih edilebilir. Özellikle bireyin konuşmakta zorlandığı, yoğun anksiyete yaşadığı ya da teknik nedenlerle görüntülü bağlantının mümkün olmadığı durumlarda yazılı veya sesli iletişim yöntemleri destekleyici olabilir. Ancak bu tür iletişim biçimleri genellikle tam bir terapi seansı yerine destekleyici araçlar olarak kullanılır. Terapist ile danışan arasındaki iletişim yöntemi, sürecin ihtiyaçlarına, danışanın tercihine ve terapistin çalışma tarzına göre birlikte belirlenir.

Bununla birlikte, görüntülü görüşmeler terapötik sürece en fazla katkı sağlayan iletişim biçimi olarak kabul edilir. Terapist, danışanın mimik, jest ve duygusal tepkilerini gözlemleyerek daha bütüncül bir değerlendirme yapabilir; bu da daha derin bir terapötik ilişki kurulmasını sağlar. Bu nedenle, terapi sürecinden maksimum verim alınabilmesi adına görüntülü seanslar genellikle ilk tercih olur.

Online terapide teknik bir sorun yaşandığında öncelikle sakin kalmak ve bağlantı problemini kısa sürede çözmeye çalışmak önemlidir. İnternet bağlantısı, kamera veya mikrofon gibi donanım sorunları yaşanırsa, terapiste kısa bir mesajla durum bildirilmeli ve yeniden bağlantı kurulması denenmelidir.

Sorun birkaç dakika içinde çözülemiyorsa, terapist ve danışan karşılıklı olarak seansı ertelemeyi ya da alternatif bir iletişim yoluyla (telefon, e-posta gibi) yeniden planlamayı tercih edebilir. Bu tür durumlar için çoğu terapist önceden bir “teknik aksilik protokolü” belirler ve danışanı seansın başında bu konuda bilgilendirir.

Online terapi genellikle güvenli ve etkili bir yöntemdir; ancak her terapi türünde olduğu gibi bazı yan etkiler veya zorluklar yaşanabilir. Özellikle ilk seanslarda duygusal yoğunluk artabilir, eski travmalar tetiklenebilir ya da danışan süreçte zorlayıcı duygularla karşılaşabilir.

Ayrıca dijital ortamda kurulan iletişim, bazı kişilerde yüz yüze temas eksikliği nedeniyle yetersizlik hissi yaratabilir. Teknik aksaklıklar, dikkat dağınıklığı veya mahremiyet kaygısı da süreci olumsuz etkileyebilecek unsurlar arasında sayılabilir. Bu nedenle, terapötik sürecin etkili olabilmesi için güvenli bir ortam ve güçlü bir terapist-danışan iletişimi büyük önem taşır.

Hayır, online terapi almak adli sicile işlemez. Terapi süreci tamamen gizlidir ve bireyin psikolojik destek alması, herhangi bir suç ya da ceza kaydı oluşturmaz.

Psikolojik danışmanlık ya da terapi görmek, kişinin sağlık hakkı kapsamında değerlendirilir ve kişisel bir destektir. Bu nedenle, ne online ne de yüz yüze terapi geçmişi, resmi sicil kayıtlarında yer almaz ve kişinin eğitim, iş, askerlik gibi süreçlerine olumsuz bir etkisi olmaz. Gizlilik ilkesi gereği bu bilgiler terapist tarafından da üçüncü kişilerle paylaşılmaz.

Online terapide ödeme genellikle EFT veya havale yoluyla gerçekleştirilir. Terapist ya da kurum, seans öncesinde banka hesap bilgilerini danışanla paylaşır ve ödeme, belirlenen süre içinde seans öncesinde tamamlanmalıdır.

Fatura kesilebilmesi için danışanın fatura bilgilerini paylaşması zorunludur. Bu bilgiler iletilmediğinde, seans iptal edilir ve ödeme iade edilir. Bu uygulama hem yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi hem de sürecin güvenli şekilde yürütülmesi amacıyla uygulanır. Seansın geçerli sayılması için ödeme ve fatura bilgileri eksiksiz tamamlanmalıdır.

Türkiye’de genel olarak online terapi hizmetleri SGK veya özel sağlık sigortaları tarafından karşılanmamaktadır. Psikolojik danışmanlık ve terapi hizmetleri, özellikle özel klinik ve serbest çalışan uzmanlar tarafından sunulduğunda, sigorta kapsamında değerlendirilmez.

Ancak bazı özel sağlık sigortaları, poliçe kapsamına göre belirli koşullarda yüz yüze ya da online terapi desteği sunabilir. Bu nedenle, danışanın bağlı olduğu sigorta şirketiyle doğrudan iletişime geçerek kapsam bilgisi alınması en sağlıklı yöntemdir. Genel uygulamada ise terapi ücretleri danışan tarafından karşılanır.

Online terapi için randevu almak oldukça basittir. Danışan, terapiste telefonla arayarak, mesaj yazarak ya da e-posta yoluyla ulaşarak terapi talebini iletebilir. Ardından terapist, uygun seans gün ve saatlerini danışanla paylaşır.

Danışan, kendisine en uygun zamanı seçerek randevusunu netleştirir. Randevu oluşturulduktan sonra seans öncesinde ödeme işlemi ve teknik bilgilendirme (bağlantı linki, platform vs.) paylaşılır. Süreç karşılıklı iletişimle planlı ve esnek şekilde ilerler.

Online terapi için en uygun ortam, sessiz, dikkat dağıtıcı unsurlardan arındırılmış ve mahremiyetin sağlandığı bir alan olmalıdır. Danışanın kendini rahat ve güvende hissedeceği bir odada, başkaları tarafından duyulma ya da bölünme riski olmadan görüşme yapılması terapi verimliliğini artırır.

Ayrıca iyi bir internet bağlantısı, çalışır durumda bir kamera ve mikrofon da teknik açıdan önemlidir. Gerekirse kulaklık kullanmak ses kalitesini artırabilir ve mahremiyeti güçlendirebilir. Ortamın aydınlatması yeterli olmalı, danışan ve terapist birbirini net bir şekilde görebilmelidir.

Picture of Uzman Klinik Psikolog Ali Esen

Uzman Klinik Psikolog Ali Esen

Merhabalar, ben uzman klinik psikolog Ali Esen. Bu web sitemde psikolojiye dair içerikleri bilimsel temellere dayandırarak, sade ve anlaşılır bir dille hazırlamaya özen gösteriyorum. Amacım; okuyan herkesin kendine dair farkındalık kazanmasına katkı sağlamak. Sitede yer alan tüm içerikler bilgilendirme ve farkındalık amacı ile oluşturulmuştur ve herhangi bir tanı koyma amacı taşımamaktadır. Sağlıkla ilgili sorularınız ve tedavi ihtiyaçlarınız için mutlaka doktorunuza ya da uzman bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Blog Yazıları